Sure 7 · Cüz 9

Al-A'raf · 7:131

فَإِذَا جَاءَتْهُمُ الْحَسَنَةُ قَالُوا لَنَا هَٰذِهِ ۖ وَإِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ يَطَّيَّرُوا بِمُوسَىٰ وَمَنْ مَعَهُ ۗ أَلَا إِنَّمَا طَائِرُهُمْ عِنْدَ اللَّهِ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Onlara bir iyilik geldiği zaman; “Bu bizim hakkımızdır” derler. Onlara bir kötülük dokunduğu zaman onu Musa ve onun yanındakilerin uğursuzluğuna verirlerdi. Dikkat edin! Onların başına gelen uğursuzlukları sadece Allah katındandır. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.

Tefsir

Firavun hanedanı ürünlerde bolluk, güzellik ve fiyatlarda ucuzluk görünce, "Hak ettiğimiz ve sadece bize özel olduğu için bu bize verildi" derler. Eğer kendilerine bir felaket ve kuraklık, kıtlık, hastalıkların artması ve diğer başka musibetler gelirse Musa ve onunla beraber olan İsrailoğulları'nı uğursuzluk sayarlardı. Gerçek o ki, onların başına gelen bu uğursuzluğun hepsi her noksanlıktan münezzeh olan Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın takdiridir. Hâlbuki ne kendilerinin ne de Musa -aleyhisselam-'ın bir alakası vardır. Sadece onlara bu belanın gelmesi, Musa -aleyhisselam-'ın onlara bedduasındandır. Fakat çoğu bunu bilmezler ve bu tür olayları Allah'tan başkasına isnat ederler.

Okuyucuda aç - Sureyi tam oku