Sure 3 · Cüz 4

Ali 'Imran · 3:140

إِنْ يَمْسَسْكُمْ قَرْحٌ فَقَدْ مَسَّ الْقَوْمَ قَرْحٌ مِثْلُهُ ۚ وَتِلْكَ الْأَيَّامُ نُدَاوِلُهَا بَيْنَ النَّاسِ وَلِيَعْلَمَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا وَيَتَّخِذَ مِنْكُمْ شُهَدَاءَ ۗ وَاللَّهُ لَا يُحِبُّ الظَّالِمِينَ

Eğer siz (Uhud’da) bir yara aldıysanız, şüphesiz o topluluk da (Müşrikler de Bedir’de) benzeri bir yara almıştı. İşte (iyi veya kötü) günleri insanlar arasında (böyle) döndürür dururuz. (Bazen bir topluma iyi ya da kötü günler gösteririz, bazen öbürüne.) Allah, sizden iman edenleri ayırt etmek, sizden şahitler edinmek için böyle yapar. Allah, zalimleri sevmez.

Tefsir

-Ey Müminler!- Uhud günü ölüm ve yaralanma gibi musibetler size isabet ettiyse, şüphesiz size isabet eden ölüm ve yaralanma kâfirlere de isabet etti. Allah günleri, Mümin veya kâfir insanlar arasında döndürüp durur. Üstün hikmeti gereği dilediği yardım ve hezimeti onlara ulaştırır. Bu üstün hikmetlerinden bazısı şunlardır. Gerçek Müminlerin münafıklardan ayırt edilip, ortaya koymak ve kendi yolunda şehadet makamına erenlere ikram etmek. Şüphesiz, yüce Allah kendi yolunda yapılması gereken cihadı terk edip, nefislerine zulmeden kimseleri asla sevmez.

Okuyucuda aç - Sureyi tam oku